Bap tekniği nedir?
Haymetinsaat okuyucularına özel bu yazımızda “Bap tekniği nedir” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.
İzmir’de sabahları uyanmak zaten başlı başına bir “hayatta kalma becerisi” gerektiriyor. Hele ki alarm çaldığında insanın iç sesiyle yaptığı pazarlıklar… “Beş dakika daha uyusam hayatım değişir mi?” sorusuna verdiğim her “hayır ama denemeye değer” cevabı beni bugüne kadar pek ileri taşımadı ama en azından kendimi tanımamı sağladı.
İşte tam böyle bir sabah, Alsancak tarafında küçük bir kafede otururken arkadaşım masaya eğildi ve ciddi bir yüz ifadesiyle şunu söyledi:
“BAP tekniği var ya… onu denesen hayatın değişir.”
Ben o an klasik refleksimi verdim:
“Bap… ne? Yeni çıkan enerji içeceği mi?”
Ama hayır. Meğer “Bap tekniği nedir?” sorusu sandığımdan daha derin bir şeye açılıyormuş. Kulağa basit gelen ama insanın zihnini toparlamaya yardımcı olduğu söylenen bir yöntemden bahsediliyordu.
Ben de zaten hayatı fazla düşünen, bir yandan da sürekli erteleyen bir tip olarak hemen içten içe şüpheyle karışık bir merak geliştirdim.
BAP tekniği aslında neyi ifade ediyor?
BAP tekniği, en basit haliyle zihni toparlamak, işleri bölmek ve daha net aksiyon almak için kullanılan bir düşünme ve uygulama yöntemi olarak anlatılıyor. Açılımı kişiden kişiye değişse de en yaygın yorumla şu üç adım üzerinden ilerliyor:
B: Böl
A: Anla / Aksiyon al
P: Planla
Bazıları buna “Bilinç – Aksiyon – Plan” diyor, bazıları “Böl – Ara – Paylaş” gibi daha sosyal versiyonlar üretiyor. Ama temel fikir aynı: hayatı dev bir karmaşa olmaktan çıkarıp küçük ve yönetilebilir parçalara ayırmak.
Ben ilk duyduğumda şunu düşündüm:
“Ben zaten hayatı bölüyorum… sadece yanlış yerden bölüyorum. Mesela ‘yapmam gereken işler’ yerine ‘YouTube videoları’ kısmından başlıyorum.”
İzmirli birinin gözünden BAP tekniği
İzmir’de yaşamanın garip bir ritmi var. Her şey biraz yavaş, biraz keyifli, biraz da “sonra bakarız” modunda. Bu yüzden BAP tekniği gibi “kendini toparla ve aksiyon al” temalı şeyler burada biraz yabancı duruyor.
Mesela ben sabahları:
Kahve yaparım
Balkona çıkarım
Denizi izlerim
Hayatı sorgularım
Sonra tekrar içeri girip hiçbir şey yapmadan telefona bakarım
BAP tekniği burada devreye giriyor işte. En azından teoride.
Arkadaşımın dediğine göre, bu yöntemle sabahları “dağınık düşünce yığını” yerine “küçük görev paketleri” oluşturuyorsun.
Ben de içimden şöyle dedim:
“Benim düşünceler paket değil, kargo şirketi gibi… sürekli kayboluyor.”
İç sesimle ilk BAP denemesi
Ertesi gün denemeye karar verdim. Ama tabii ki klasik ben… planlı denemek yerine spontane denemek gibi bir çelişkiyle.
Kendime bir liste yaptım:
Odayı toparla
Mail cevapla
Spor yap
Hayatı düzene sok
Sonra BAP tekniğini hatırladım.
“Böl” dedim.
Odayı ikiye böldüm: “gözümün gördüğü taraf” ve “görmezsem yok saydığım taraf.”
İlk hata burada başladı.
BAP tekniği nasıl uygulanır?
Aslında mantık çok basit ama insanın kendi zihniyle pazarlık yapma yeteneği devreye girince işler biraz karışıyor.
B – Böl: Karmaşayı küçültme sanatı
BAP tekniğinin ilk adımı “bölmek”. Yani büyük, göz korkutan işleri küçük parçalara ayırmak.
Mesela “hayatımı düzene sokacağım” demek yerine:
Bugün sadece masayı topla
Sadece 1 mail gönder
Sadece 10 dakika yürüyüş yap
Ama benim beynim bunu şöyle çeviriyor:
“Masayı toplama… masayla duygusal bağ kur”
“Mail gönderme… önce hayatın anlamını düşün”
İç ses:
“Tamam dostum, böl dedik ama sen atomu parçaladın, geri toplayamayacağız.”
A – Anla / Aksiyon al: En tehlikeli aşama
BAP tekniğinde ikinci adım en kritik kısım: anlamak ve aksiyon almak.
Burada amaç “ne yapacağını gerçekten kavramak” ve ardından küçük bir adım atmak.
Ama gerçek hayatta bu aşama şöyle oluyor:
Ben bilgisayarın başına oturuyorum.
Kendime soruyorum:
“Ne yapman gerekiyordu?”
Cevap:
“Bir şey.”
Çok açıklayıcı, teşekkürler beyin.
Sonra bir anda Spotify açılıyor, sonra eski şarkılar, sonra lise anıları, sonra “ben nerede yanlış yaptım?” serisi…
Aksiyon kısmı ise genelde şöyle:
Telefonu aç
Bildirimleri kontrol et
Hiçbir bildirim olmasa bile tekrar kontrol et
P – Planla: En çok ertelenen adım
BAP tekniğinin üçüncü kısmı planlama. Aslında her şey burada netleşiyor.
Ama plan yapmak benim için biraz “mutfakta aç kalmak” gibi bir şey. Yemek var ama önce tüm dolabı düzenlemek gerekiyor.
Plan yaparken:
Günlük hedefler
Saat aralıkları
Öncelikler
oluşturuluyor.
Benim versiyonum:
Sabah: plan yap
Öğlen: planı boz
Akşam: neden bozulduğunu düşün
BAP tekniği ve günlük hayatın komik çatışması
Bir gün arkadaş grubuyla kordonda oturuyoruz. Konu yine klasik: kim neyi yapamıyor.
Ben dedim ki:
“Bende BAP tekniği işe yaramıyor galiba.”
Arkadaşım hemen atladı:
“Nasıl ya? Çok basit aslında.”
Ben de cevap verdim:
“Benim hayat basit değil ki… benim düşüncelerim Netflix dizisi gibi, sezon finalinde bile çözülmüyor.”
Herkes güldü ama içimde hafif bir gerçeklik payı hissi vardı.
Sabah alarmı vs BAP tekniği
Alarm çalıyor.
BAP diyor ki:
“Böl: uyanmayı küçük parçalara ayır.”
Ben diyorum ki:
“Beş dakika daha uyumayı 12 parçaya böldüm zaten, sistem çöktü.”
Alarm:
“Ertele”
Ben:
“Stratejik erteleme yapıyorum.”
BAP:
“Bu değil.”
Arkadaş sohbetinde BAP testi
Bir arkadaşım sınav çalışırken BAP tekniğini uygulamaya çalıştı.
10 sayfa çalışacak
2 sayfa okudu
Sonra “bunu sindirmem lazım” dedi
45 dakika çay içti
Ben:
“BAP nerede burada?”
O:
“Ben ‘A’ aşamasındayım, yani anlıyorum.”
Ben:
“Sen sadece çayı anlıyorsun.”
BAP tekniğinin yanlış anlaşılması
BAP tekniği aslında hayatı kolaylaştırmak için var ama biz insanlar onu bile dramatik hale getirmeyi başarıyoruz.
Bazı yanlış uygulamalar:
Her şeyi bölüp hiçbir şey yapmamak
Plan yapıp planı çerçeveletmek
Aksiyon yerine “niyet açıklaması” yapmak
Bir de şu var: BAP tekniğini öğrenince insan kendini “artık düzenli biri olacağım” diye kandırıyor.
Ama sonra gerçek hayat devreye giriyor:
Ev kirli
İşler birikmiş
Telefon %3 şarj
Ve sen hâlâ “doğru planlama yöntemini” araştırıyorsun
İçsel diyalog: Ben vs Ben
Ben 1:
“Bugün BAP yapıyoruz, disiplinli olacağız.”
Ben 2:
“Tamam ama önce mutfağa gidip ne var bakmam lazım.”
Ben 1:
“Bu kaçıncı ‘önce mutfak’?”
Ben 2:
“Stratejik enerji yönetimi.”
Ben 1:
“Sen resmen yemek bahanesiyle hayatı erteliyorsun.”
BAP tekniğini günlük hayata uyarlamak
Yine de işin doğrusu şu: BAP tekniği tamamen işe yaramaz değil. Sadece insanın kendi kaotik yapısına uyarlaması gerekiyor.
Mesela ben artık şöyle yapıyorum:
Büyük işleri düşünüp panik olmak yerine bir cümleye indiriyorum
“Yapılacaklar” listesini 20 maddeden 3’e düşürüyorum
Ve en önemlisi: kendime kızmayı azaltıyorum
Çünkü İzmir’de deniz nasıl dalgalıysa, benim zihnim de öyle. Bazen sakin, bazen “neden bunu düşündüm şimdi?” seviyesinde.
Küçük bir başarı hikayesi
Geçen gün gerçekten BAP’a yakın bir şey yaptım.
Bir işi üçe böldüm:
Başla
Devam et
Bitir
İlginç olan şu: “Başla” kısmı bile 2 saat sürdü ama en azından başladım.
İç sesim:
“Bak gördün mü, ilerleme var.”
Ben:
“Evet ama yavaş.”
İç ses:
“İzmir temposu.”
Son düşünceler gibi değil, sadece devam eden bir akış
BAP tekniği bazen çok ciddi bir yöntem gibi anlatılıyor ama aslında insanın kendi zihniyle yaptığı küçük bir anlaşma gibi. Karmaşayı biraz azaltmak, işleri biraz daha yönetilebilir hale getirmek için bir bahane.
Ben hâlâ her sabah alarmı erteleyip hayatımı sorgulamaya devam ediyorum ama en azından artık biliyorum ki mesele tamamen mükemmel olmak değil. Bazen sadece “bölmek” bile yeterli bir başlangıç olabiliyor.
“Bap tekniği nedir” konusunu beğendiyseniz Haymetinsaat sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.