Bisiklet Giremez Levhası Nerede Kullanılır? – İşte Bu Soru Gerçekten Tartışmalı!
Hadi itiraf edelim, hepimizin bir gün karşısına çıkmıştır. “Bisiklet giremez” levhası. Sadece gördüğümüz yerde bir kez “Eyvah, buraya bisikletle girmem mi yasak?” diye düşündük. Ama gerçekten bu levhanın varlığı, bisikletli bir toplum olma yolunda ilerleyen bir şehir için ne kadar yerinde? İşte bu soruya, İzmir gibi bisiklet dostu olmaya çalışan bir şehirde, cesur bir şekilde cevap arayacağız.
Bisiklet Giremez Levhası Nerelerde Kullanılır?
Öncelikle, “Bisiklet giremez” levhası genelde ne tür yerlerde karşımıza çıkar, ona bakalım. En yaygın olarak, yaya geçitlerinin olduğu, dar sokaklarda ya da yoğun insan trafiği olan alanlarda yer alır. Hani şu gözünüzün önüne gelen, “Ya bir bisiklet buradan nasıl geçer?” dediğiniz alanlar var ya, işte onlar. Genellikle parklar, alışveriş merkezlerinin girişi, yürüyüş yolları, bazı kafe alanları ve hatta bazen araçların geçişine kapalı olan caddeler… Bu levhalar, bisikletin bir engel oluşturabileceği yerlerde, hem güvenlik hem de düzen açısından kullanılıyor.
Ama gelin görün ki, burada bir sorun var: Bir şehrin bisiklet kültürünü yerleştirmeye çalıştığı bir dönemde, bisikletlere yasak koymanın anlamı ne?
Güçlü Yönler: Pratikte İşlevsel Mi?
İçimdeki mantıklı taraf, bisikletin yaya yolunda ilerlemesinin bazen gerçekten tehlikeli olabileceğini söylüyor. Özellikle kalabalık alanlarda, hızla giden bir bisiklet, bir çocuğa, yaşlı birine veya dikkatsiz birine çarpabilir. Bisikletin girmemesi gereken yerler var, bu doğru. Yani, çok yoğun insan trafiği olan bir alanı, bisikletin geçişine açık tutmak, hem bisikletliler hem de yayalar için pek de sağlıklı olmaz.
Bir başka noktada, bisikletlerin kullanılması engellenen alanlar, genelde araçların rahatça park edebilmesi veya başka işlevsel alanların oluşturulması için ayrılmış yerler. Mesela alışveriş merkezlerinin önlerinde, kafe veya restoranların önü, bisikletlilerin gitmemesi gereken yerler. Bu levhanın “giremez” dediği alanlar, aslında bir anlamda otopark gibi işleve sahip oluyor. İnsanlar bisikletle oraya giremezken, araçlar park edip rahatça oturabiliyor. Burada mantıklı bir düzen kurmak için bazen bu tür yasaklar yerinde olabiliyor.
Ama şu soruyu da sormadan edemiyorum: Peki, bir bisikletin giremeyeceği yerler mi gerçekten bu kadar fazla olmalı?
Zayıf Yönler: Bu Yasakların Gerçekten Gerekliliği Var Mı?
Şimdi içimdeki isyankar taraf devreye giriyor. Bu yasaklar gerçekten ne kadar mantıklı? Bisikletli bir şehirde, bisikletlere yasak koymak ne kadar ileriye dönük bir hamle olabilir? Durum şu ki, “Bisiklet giremez” levhasının nerede kullanıldığını analiz ederken, çoğu zaman aslında bu levhaların yerinde olmadığına da şahit oluyoruz. Çünkü çoğu zaman bu yasaklar, ne bisikletin güvenliğini ne de yayaların güvenliğini düşünerek konulmuş gibi görünüyor. Sadece “yolun düzenini sağlamak” için atılan bir adım olarak karşımıza çıkıyor.
Bir yanda park alanları var, diğer tarafta bisikletliler… Bence şu soruyu kendimize sormalıyız: Park alanlarını daraltarak, bisikletlilerin girmediği alanlar yaratmak, bu şehri gerçekten bisiklet dostu yapıyor mu? Yoksa bu, sadece işin kolayına kaçmak mı?
Bir bisikletli, bir sokakta araçların sıkıştığı yerlerde rahatça ilerleyebilirken, yaya kaldırımında neden geçmesin? Bisikletler için özel yollar oluşturmak yerine, “Giremez” levhaları koyarak bir sorun çözülmüş oluyor mu? Şehirlerin tasarımında, bu tür yasakları artırmak, aslında bisiklet kullanımını da engelliyor.
Bisiklet Giremez Levhası: İnsanlara Gerekli Alanı Sağlıyor Mu?
Birçok şehirde, bisiklet kullanımı cesaretlendiriliyor. Ancak, bu cesaretlendirmenin önü, bir anda engellenmeye başlıyor. Mesela, bisiklet yollarının yetersiz olduğu, bisikletlerin giremediği yerlerde, bu “bisiklet giremez” levhaları, insanların bisiklete binmesini nasıl teşvik edebilir? Bu levhalar, insanları bisiklet kullanmaya teşvik etmekten çok, sanki daha çok engellemeye yönelik gibi. Zaten, bisiklet için ayrılmış yolları inşa etmek yerine, her köşe başına yasak levhaları koymak, “çözüm” olmaktan çok, geçici bir rahatlama yaratıyor.
Sonuç: Bisiklet Giremez Levhaları, Gerçekten Ne Kadar İhtiyaç?
Sonuçta, “Bisiklet giremez” levhası, hem güçlü hem de zayıf yönleri olan bir çözüm. Bir yanda güvenlik ve düzen sağlamak adına anlamlı olabilir, ama diğer taraftan da bu yasaklar, bisiklet kullanımını kısıtlamaya yönelik bir hamle olabilir. Özetle, bu levhalar “sadece yasakla” çözüm üretmeye çalışırken, aslında bisiklet dostu şehirlerin önünü kesiyor olabilir. O yüzden, belki de bu yasaklar yerine, bisikletlerin güvenli bir şekilde geçebileceği yolların yapılması gerektiğini düşünmeliyiz.
Sizce de bisikletin giremediği bir şehri “bisiklet dostu” olarak adlandırmak ne kadar doğru? Bu yasaklar, gerçekten şehirleri daha güvenli hale mi getiriyor, yoksa bisiklet kullanımını engelleyen bir önlem mi oluyor?