Hiperbolik Fonksiyonlar Ne İşe Yarar? Antropolojik Bir Perspektif Kültürlerin çeşitliliği, insanlığın zenginliğini ve evrimsel yolculuğunun derinliğini yansıtan bir ayna gibidir. Farklı toplumlar, kendilerini ifade etmek, anlamlandırmak ve dünyayla ilişkilerini kurmak için çeşitli semboller, ritüeller ve yapılar kullanırlar. Antropolog olarak, bu sembollerin ve ritüellerin ortak bir amacı olduğunu görmek büyüleyici: İnsanlar, zamanın ve mekanın ötesindeki kavramlarla bağlantı kurar, topluluklarının kimliklerini inşa eder ve dünyayı anlamlandırmak için matematiksel ve fiziksel kavramlara başvururlar. Hiperbolik fonksiyonlar, kültürel bir dilin derinliklerine inildiğinde, insanın algısını biçimlendiren ve toplumsal yapıları şekillendiren ilginç bir matematiksel aracı temsil eder. Peki, bu fonksiyonlar gerçekten ne işe yarar ve kültürler arası…
10 YorumEtiket: ve
Cennet Koyu Plajı Nerede? Bir Mekândan Fazlası: Toplumsal Cinsiyet, Empati ve Adalet Üzerine Bir Yolculuk Bir sahil düşünün… Maviyle yeşilin birbirine sarıldığı, dalgaların kıyıya huzurla vurduğu, doğanın insana en saf hediyesini sunduğu bir yer. Adı “Cennet” olan bir koy… Evet, Bodrum’un eşsiz güzelliklerinden biri olan Cennet Koyu Plajı, sadece coğrafi bir nokta değil; aynı zamanda toplum olarak kim olduğumuzu, neyi önemsediğimizi ve doğayla, birbirimizle nasıl bir ilişki kurduğumuzu sorgulatabilecek bir aynadır. Bu yazıda yalnızca “Cennet Koyu nerede?” sorusuna yanıt aramakla kalmayacağız; aynı zamanda o mekânın sosyal adalet, cinsiyet rolleri ve çeşitlilik açısından bizlere ne söyleyebileceğini de konuşacağız. Cennet Koyu Plajı:…
10 YorumHasbin Allah Nasıl Yazılır? Felsefi Bir Bakış Dil, yalnızca bir iletişim aracından çok daha fazlasıdır. İnsanlar, kelimeler aracılığıyla dünyayı algılar, anlamlar yaratır ve varlıklarını tanımlar. Bir kelimenin doğru yazılışı, onun özüne, anlamına ve toplumsal bağlamına nasıl derinlemesine nüfuz ettiğimizi belirler. Ancak, bazen dildeki küçük bir değişiklik, bir kelimenin derin felsefi anlamını da değiştirebilir. “Hasbin Allah” ifadesi, hem bir dua hem de bir teslimiyet simgesidir. Ancak, bu ifadenin doğru yazılışı yalnızca dilsel bir mesele değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir soruyu da gündeme getiren bir konudur. Ontolojik Perspektif: Hasbin Allah ve Varlık Varlık, her filozofun en derin sorularından biri…
12 YorumAt Kestanesi: Bir Ağaçtan Daha Fazlası Dünyanın dört bir yanında kültürler birbirinden farklı geleneklerle şekillenir. İnsanlar çevrelerinden ve doğalarından aldıkları ilhamla, toplumlarını, ritüellerini ve kimliklerini oluştururlar. Bu kültürel çeşitliliği anlamak, bir antropolog için büyüleyici bir yolculuktur. İşte bu yolculuğa, en sıradan gibi görünen ancak derin anlamlar barındıran bir ağacın üzerinden çıkıyoruz: At kestanesi. Peki, at kestanesi sadece bir ağaç mıdır? Yoksa insanlık tarihinin, ritüellerinin ve topluluk yapılarının bir yansıması mı? İşte bu yazı, size at kestanesinin derinliklerine inmeyi ve kültürlerle bağlantı kurmayı davet ediyor. At Kestanesi: Fizyolojik ve Kültürel Bir Fenomen At kestanesi (Aesculus hippocastanum), ilk bakışta sade bir ağaç…
8 YorumBazı kelimeler vardır, bir “anlam”dan fazlasını taşır; bir dünyanın kapısını aralar. “Protestanlık” da onlardan. Bu yazıyı, tarih kitaplarını sevdiğim kadar sohbeti de seven biri olarak, samimi bir merakla yazıyorum: Bir kelime bize neleri anlatabilir? Gel, birlikte hem kökenine inelim hem de bugün ve yarınla bağlarını yoklayalım. “Protestanlık” Kelime Anlamı Nedir? “Protestanlık”, köken olarak Latincedeki protestari fiiline dayanır: “alenen beyan etmek, tanıklık etmek, ilan ederek karşı durmak.” 1529’daki Speyer Diyeti’nde, bazı Alman prens ve şehirleri imparatorluk kararlarına karşı bir “protestatio” (resmî itiraz ve beyan) yayınladığında, bu hareketi benimseyenlere “Protestan” dendi. Kısacası kelime, yalnızca “protesto” değildi; vicdanı alenen beyan etme ve inancı…
12 YorumGüveyin Anlamı Nedir? Erkeklik, Bağlanma ve Toplumsal Roller Üzerine Psikolojik Bir Analiz İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, kelimelerin bilinçdışımıza nasıl dokunduğunu sık sık merak ederim. “Güvey” kelimesi de bunlardan biridir. Basit bir tanımla evlenecek ya da yeni evlenmiş erkek anlamına gelir; ancak bu sözcüğün psikolojik derinliği yalnızca bir toplumsal rol tanımıyla sınırlı değildir. “Güvey olmak”, erkekliğin, aidiyetin ve duygusal bağlılığın yeniden tanımlandığı bir kimlik sürecidir. Kelimenin Kökeni ve Anlamsal Dönüşüm Güvey sözcüğü, Eski Türkçede “küvey” olarak geçer ve “damat” ya da “gelinle evlenecek erkek” anlamını taşır. Ancak tarihsel süreçte bu kelime yalnızca bir statüyü değil, aynı zamanda psikolojik…
10 YorumKokunun Antropolojisi: “Güve Ne Kokusuna Gelmez?” Sorusunun Kültürel Derinlikleri Kültürlerin çeşitliliğini anlamak, insanın kendi varoluşunu çözümlemesidir. Antropolog için her şey — bir jest, bir yemek kokusu, hatta bir güve — bir anlamın parçasıdır. “Güve ne kokusuna gelmez?” sorusu ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünse de, aslında insanın doğayla, nesnelerle ve sembollerle kurduğu ilişkinin derin bir aynasıdır. Çünkü kokular yalnızca duyu dünyasına ait değildir; toplumsal hafızanın, ritüellerin ve kimliklerin taşıyıcısıdır. Güvenin Anatomisi ve Koku Üzerine Antropolojik Bir Bakış Güve, genellikle karanlık köşelerde, elbiselerin arasında, sandıklarda varlığını sürdüren bir canlıdır. Biyolojik olarak “kokusuz” ortamlarda yaşar; ancak lavanta, naftalin veya defne yaprağı…
14 YorumKaparo mu Kapora mı? Dilin Küçük Ayrıntısından Toplumsal Büyük Sorulara Bir kelime düşünün: Gündelik hayatta sıkça karşımıza çıkan, ama çoğumuzun üzerinde çok da durmadığı bir kelime. “Kaparo” ya da “kapora” dediğimiz o küçük ödeme… Aslında sadece alışverişin ya da sözleşmenin bir parçası gibi görünse de, bu kelime bize dilin nasıl değiştiğini, toplumun nasıl şekillendiğini ve hatta kimlik, çeşitlilik, adalet gibi daha büyük kavramların nasıl kelimelere sığabileceğini gösteriyor. Bu yazıda yalnızca “doğrusu hangisi?” sorusuna yanıt aramayacağız. Aynı zamanda bu küçük dil farkının ardındaki toplumsal dinamiklere, cinsiyet temelli yaklaşımlara ve hatta kültürel çeşitlilikle olan ilişkisine de yakından bakacağız. — Kaparo mu Kapora…
6 YorumKanuni Esasi Nedir? Osmanlı’nın Anayasal Serüvenine Farklı Bakışlar Tarihe meraklı biri olarak her zaman olaylara tek bir pencereden bakmanın bizi gerçeğe tam anlamıyla ulaştırmadığını düşünmüşümdür. Özellikle de siyasi ve toplumsal dönüşümleri anlamak istiyorsak, hem rakamların ve belgelerin soğuk yüzüne hem de insanların duygularına, beklentilerine kulak vermek gerekir. Bu yazıda da tam olarak bunu yapacağız: Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme yolculuğunun en kritik adımlarından biri olan Kanuni Esasi’yi, hem objektif hem de toplumsal açıdan analiz ederek birlikte keşfedeceğiz. Hazır mısınız? Kanuni Esasi Nedir? Kısaca Özeti Kanuni Esasi, 23 Aralık 1876 tarihinde II. Abdülhamid döneminde ilan edilen ve Osmanlı Devleti’nin ilk yazılı anayasasıdır. “Esasi”…
10 YorumÜrik Asit En Hızlı Nasıl Düşer? Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Güç ilişkileri, toplumsal düzen ve bireysel sağlığın kesiştiği noktada, tıpkı bir halk sağlığı meselesi gibi, sistemin her katmanında yankı uyandıran bir sorun ortaya çıkar. Ürik asit düzeylerinin yükselmesi, yalnızca bireysel sağlık üzerinde etkili olmakla kalmaz, aynı zamanda bir toplumda sağlık politikalarının ve ideolojik çatışmaların da gözler önüne serilmesini sağlar. Bir siyaset bilimcinin bakış açısıyla, bu sorun, iktidar yapıları, kurumlar ve ideolojik çatışmalar çerçevesinde ele alındığında, oldukça derin bir anlam taşır. Ürik asit düzeylerinin hızlı bir şekilde nasıl düşürüleceği sorusu, basit bir tıbbi mesele gibi görünebilir, fakat aslında bu soruya yanıt…
8 Yorum